Andrea otistik bir genc. Ne zaman baslayacagi bilinemeyen bir firtina gibi. Parmak uclarinda yürüyor. Nesneleri büyük bir titizlikle siraliyor. Birini tanimak istediginde sarilip karnina dokunuyor. Insanlardan uzak, paralel bir evrende yasayan Andrea hastaliginin esiri ve babasi Franco da oglu ugruna savasan bir sövalye, yilmayan ve hayal kurmayi birakmayan bir sövalye
Yillarca modern, deneysel ve alternatif tip yöntemlerinin hepsini denediler. Simdi farkli bir yolculuga cikiyorlar. Ne pusulalari var ne de yol haritalari belli. Amerikayi motosikletle bir uctan öbür uca kat edip Guatemala ormanlarinin derinliklerine daliyorlar.
Gökyüzünü gösteriyorum. Ne renk
Mavi.
Kum ne renk
Kahverengi.
Sari degil mi
Kahverengi.
Peki, bu manzaranin bütününün rengi ne
Güzel.
Andrea ne görüyor acaba
Ya algilari onunla saklambac oynuyorsa Benim gözümün önünde bir filtre olsaydi ve isik algimi sürekli degistirseydi ben ne yapardim Insan sürekli, bir gün kuzey kutbundaki bir Afrikali, ertesi gün Namibya cöllerindeki bir Eskimo gibi hissetmeye dayanamaz. Yardim et Andrea, seni anlamama yardim et
Oturup kendine acimak yerine harekete gecmek gerek cünkü hayat süprizlerle dolu. Ve her sey her an degisim halinde. Inanin.