Müslümanlarin düsünsel sefalete düstükleri günlere kadar Kuran hep dirilerin kitabi idi. O hep dirilerin üzerlerine, zihinlerine, akillarina okunuyordu. Bugün ise o, sehirlerden, medeniyetten ve gercek hayattan uzaklastirilarak kabristanlara hapsedilmis durumdadir. Halbuki biz bunun kesinlikle akilla, fikirle ve hatta iyi niyetle aciklanabilecek bir tutum oldugu kanaatinde degiliz.
Bugün Kuranin ölülere okunmasi meselesi Müslümanlarin hayatlarinda ve dini düsünce sistemlerinde ciddi problemlere sebep olan bir konudur. Cünkü Müslüman halklarin büyük bir bölümü Kuranin bir hayat kitabi oldugu gercegini önemsememekte ve onu sadece ölüler arkasindan okunacak ya da okutulacak bir kitap durumuna getirmis bulunmaktadirlar. Hatta aci ama gercek, ülkemiz insanlarinin bircogu kendi okuduklari ya da kendilerine okunan Kuranin bir anlaminin oldugundan bile habersizdir. Bircogu Kurani ölülere okunacak anlasilmaz bir kitap sanmakta, Kurani bir hayat kitabi olarak görmemekte ve onu sadece sevap icin okunacak bir dualar mecmuasi zannetmektedir.