Abi hosgeldinizler, günaydin beyfendiler, merhabaaalar, selamlar, girince ayaga kalkilanlar palto dügmelerini kapinin disinda acmaya baslamislar masalarina oturduktan sonra soyunmaya girisenler, masalari olmayanlar, evladim cay getirler, evladim cayimi getirler, bana bir cay getirirmisinizler, pogaca istermisinizler, aksam fazla kacirdiklar, bugün erken baslayalim, cok is varlar gazetelere sarilanlar hala evi düsünenler, aksam biyere gidecekler, müdürden önce gelmisler, yine gec kalmislar kazagi pantolonuna hic uymamislar, ay gömlegin ne güzeller, vaay Besiktasin golüne baklar, vaay otomobil vergisi erteleniyormuslar e hadi bakalimcilar ve telefonlar.
Hep tanidigimiz insanlar, hep bildigimiz seyler hakkinda, konudan konuya, daldan dala, delice bir imge akisi Sehir ve is hayatinin, kadinlarin ve erkeklerin gündelik harp sahneleri Siradan hayatlara sinmis kücük numaralarla, kücük hesaplarla, kücük stratejilerle ilgili bir tür ortam dinlemesi Nehir roman misali, bir nehir sit-com
Hikayemizin kahramani zamanin ruhu, aslinda. 80ler denen ve hala süren dönemin ruh hali, arzulari, hirslari, hevesleri, tatminsizlikleri, mutsuzluklari Dili ve nesesi lacivert, konusu gri bir kitap.
Ümit Kivancin ilk edeb anlatisi. Yirmi yili asan bir üretimin ilk filizi
Muhtelif kadinlar, birtakim erkekler ve hep bildigimiz seyler hakkinda bir upuzun hikaye. Veya, baskalarini sevdiklerini sanirken gercekte bir kez daha kendilerini sevenlerin ya da hayatlarini is kurar gibi kuranlarin sahnede yeraldigi bir oyun. Bir bakima da roman, ama kahramani bir dünya görüsü ve yasama tarzi, ideoloji olan bir roman. Erkeklik ve kadinlik ilkelerine bir itiraz denemesi.