Insanlar, ölümlü tanrilar;
tanrilar, ölümsüz insanlardir.
Simdi söz, hakikati tasiyanlara emanet. Zamanin ötesinden gelen
bir cagri var bu sayfalarda. Unutulmus bir bilginin, bastirilmis bir sesin, hatirlanmayi bekleyen bir benligin izinde...
Son 122 yilda ilk kez, Misir piramitleri üzerinde aktif hale gelen Metatronun enerjisi, simdi seninle bulusmak icin bu hikayede sekil buluyor.
Istanbulun kalabalik sokaklarinda, Kapadokyanin tas magaralarinda ve Misir piramitlerinin yildizlara acilan odalarinda yankilanan bir arayis bu. Gecmis yasamlarin izlerini süren, kayip parcalarini sifayla geri toplayan bir kadinin; kendi sesini, kendi özünü ve kendi isigini hatirlama yolculugu.
Seranin bogazindaki görünmez dügüm, sadece ona ait degil.
O, bastirilmis sözlerin, susturulmus bedenlerin ve unutulmus ruhlarin sesi.
Ve simdi, sesin titresimiyle mühürler kiriliyor, kapilar aciliyor.
Cünkü bu kitap, sadece bir roman degil.
Bir uyanis daveti, bir dönüsüm alani, bir yeniden dogus kapisi.
Ve sen, okurken belki fark etmeden, kendi hikayenin icine adim atacaksin.
Hazir misin
Kendi hakikatine uyanmaya
Zamansiz bir bilgeligin isiginda yeniden var olmaya
Cünkü bu kitapta anlatilan, aslinda senin yolculugun.