Büyülü bir kiyametle ugrasmadan da lise hayati yeterince zordur. Sid Spencer, tuhaf kasabanin en siradan
kizidir. Büyünün dünyadan mühürlendigi fay hatlarindan birinin üzerine kurulu bu turistik kasabada Sidin tek
derdi sacini mahveden nem, bitmek bilmeyen sakarliklari, kasabadaki dört Asyalidan biri olmak ve tarihin en
utanc verici reddedilislerinden birini yasadiktan hemen sonra en yakin arkadasi ile hoslandigi cocugun sevgili
olup onu terk etmesiydi. Derken her seyi degistiren o olay meydana gelir Muhafizlardan biri öldürülür,
mühür kirilir ve hapsedilen büyü serbest kalir. Yeraltindan canavarlar firlar, kimse kasabaya girip cikamaz ve
bütün bu karmasanin arkasindaki adam, siddet yanlisi kanunsuzlarin cetesiyle birlikte sokaklarda gezinmeye
baslar. Sidin siradan hayati bir gecede degisir. Kayip agabeyinin de bu olaylarla baglantili oldugunu ögrenince
onu bulmak ve fay hattini sonsuza dek mühürleyebilmek icin diger Muhafizlara katilir. Yasayan ölüler
sürüleriyle, kontrolsüzce büyüyen ormanlarla ve türlü tehlikelerle mücadele eden Sid ve kücük kahraman
ekibi, kasabalari ile bildikleri dünyanin sonu arasinda duran tek seydir. Büyünün, katillerin ve filizlenen
asklarin arasinda Sid, kusursuz derecede normal bir kiz olarak kendini mükemmel derecede anormal bir
kiyametin ortasinda bulur.
Peki, böylesine siradan biri, bu kadar olaganüstü bir dünyada hayatta kalmayi basarabilecek midir