Bir sehri gercekten tanimak onun seslerini, kokularini ve tatlarini tanimakla baslar. Hele ki söz konusu Istanbul iseDünyanin en zengin gastronomi miraslarindan birine ev sahipligi yapan Istanbul yüzyillarin ic ice gectigi büyük bir mutfaktir adeta. Dogu ile Batinin kesisim noktasinda yer alan konumu ve farkli kültürlerin etkilesimiyle Istanbul, kendine mahsus zengin bir yemek kültürü gelistirmistir. Roma ve Bizans dönemlerinden Osmanliya intikal eden mirasin yaninda göcler, fetihler ve ticaret yollari sayesinde Anadolu, Balkanlar, Ortadogu ve Akdeniz mutfaklarindan evrilen tatlar bu kültürün olusmasinda önemli rol oynamistir. Sehrin farkli zamanlarda katman katman biriken lezzet hafizasi han avlularinda, kücük firinlarin tas ocaklarinda, ustalarin ellerinde, ev yemekleriyle kurulan sicacik sofralarda, semtlerin ruhunda saklidir.Istanbulun Lezzet Duraklari, okurunu iste bu cok katmanli mirasin izini sürmeye cagiriyor. Hasan Mert Kaya Nerede ne yenir sorusuna tam damak tadiniza göre cevaplar verirken; bir dükkanin gölgesine sinmis tarihe, bir ustanin elindeki emege, bir semtin pisirdigi ortak hatiraya kulak vermeye de davet ediyor. Bazen 1883ten beri ayni tezgahta yogurulan acibadem kurabiyesinin ardina düsüyor, bazen üc kusaktir kaynayan lokum kazanlarinin basinda bir ailenin hikayesine taniklik ediyor. Kimi zaman bir hanin avlusundaki minik dondurmacinin serinligine siginiyor, kimi zaman da Kadinlar Pazarinin kalabaliginda bir zirh kebabinin ardina takiliyor. Fatihten Üsküdara, Beyoglundan Besiktasa uzanan bu yolculuk essiz lezzetlerin oldugu kadar Istanbulun ruhunun da haritasini cikariyor.Bu rehber kitap, bir ziyafet sehri Istanbulu ayni zamanda bir hafiza, bir kültür, bir yasam bicimi olarak görenler icin hazirlandi. Istanbulun Lezzet Duraklari, hem damak tadina düskün gezginlere hem de kendi sehrinde yeni kesiflere yelken acmak isteyen Istanbullulara essiz bir yol arkadasi olacak