Bazi filozoflar vardir ki yalnizca yasadiklari cagin sorunlarina degil, insanligin ortak serüvenine de seslenirler. Yüzyillari asan bir düsünce köprüsü kurar, fikrin zamana bagli degil, zamana eslik eden bir hakikat oldugunu hatirlatirlar. Ibn Miskeveyh, bu köprülerin en saglam mimarlarindan biridir. Onun metinleri, yalnizca bir dönemin zihin iklimini degil, insanin ahlaki yolculugunun da ele alir. O, soyut sistemler kuran bir filozoftan ziyade, insani merkeze alan bir bilgedir.
X. yüzyil Islam dünyasinin en parlak entelektüel ortaminda yetisen Ibn Miskeveyh, Aristoteles ve Farabden sonra el-muallimüs-salis ücüncü ögretmen ünvaniyla anilmis, ahlak düsüncesini teorik bir alan olmaktan cikararak bir yasam pratigi haline getirmistir. Metafizikten psikolojiye, tarihten ahlak felsefesine uzanan genis düsünce alani icinde onun asil odagi insan olmustur. Bu nedenle modern cagin karmasasinda dahi Ibn Miskeveyhin sesi yankilanmaya devam eder.
Yayin danismanligini ahlak düsüncesi alanindaki calismalariyla taninan Prof. Dr. Ömer Türkerin üstlendigi Ahlak Kitapligi, ahlak alaninda kalici ve referans niteliginde bir külliyat olusturmayi hedeflemektedir. Serinin ilk kitaplarindan biri olan Ibn Miskeveyh Arinma ve Erdem, Ibn Miskeveyh üzerine önemli calismalara imza atan Prof. Dr. Müfit Selim Saruhan tarafindan sade ve anlasilir bir dille kaleme alinmistir.